Ukraynalı bir arkadaşımla Kiev'de bir alışveriş merkezini geziyorduk ki altınlı pırlantalı şeylere bayılan arkadaşım mağazalardan birinin vitrininde pırıl pırıl parlayan bir cep telefonu gördü. Hayat durdu haliyle. İçeri girdik, eşine hediye olarak düşündüğü cep telefonunu incelemeye başladık. Cep telefonu görgüsüzlük düzeyinde şık! Kadife kaplı bir kutunun içerisinde, ipek ya da ipeğimsi bir kumaştan bir astar içerisinde satışa sunulmuş. Yanında bir de çok şık kullanım kılavuzu var ki (elbette) o da altın varaklı. Bulunduğumuz alışveriş merkezi Kiev'in sayılı alışveriş merkezlerinden. Mağaza da son derece şık ve modern döşenmiş, fiyatlar da "seçkin" kitleye hitap ediyor. Mağaza görevlisi anlata anlata bitiremiyor incelediğimiz telefon cihazını. Efendim Kiev'in jet sosyetesine satıyorlarmış. Kiev'de 4 kişiye satmışlar sadece. Falanca ünlülerde de varmış…
Arkadaşım telefonu incelerken ben de kullanım kılavuzunu aldım elime, Çince, Çekçe, İspanyolca, İngilizce, birkaç dilde hazırlanmış ama Rusça ya da Ukraynaca versiyonu yok. Gayri ihtiyari İngilizce sayfalarını açtım, birkaç sayfa okuduktan sonra arkadaşıma telefonun sahte olduğunu, sahte değilse bile ancak kalitesiz ürünler üreten bir firmanın orijinal malı olabileceğini söyledim. Kaliteli üretim yapan bir firmanın hazırladığı kullanım kılavuzunda böyle temel gramer, anlatım ve yazım yanlışları olamazdı.
Daha sonra internette ürünün marka ve modeli için yapacağımız arama İngilizce hatalarına dayalı olarak verdiğimiz bu "satın almama" kararının ne kadar yerinde olduğunu ortaya koyacaktı.