by AkinBarut
4/16/2008 12:52:00 PM
| preparation of defence prescribed by law |
savunmanın hazırlanması kanunla öngörülmüş |
| present – day conditions |
günün koşulları |
| presidential pardon |
devlet başkanı affı |
| press |
basın |
| pressing social need |
acil toplumsal gereksinim |
| presumed paternity |
babalık karinesi |
| presumption of innocence |
masumiyet karinesi |
| prevent disorder |
kargaşayı önlemek |
| prevent escape |
kaçışı önlemek |
| prevent unauthorized entry into country |
ülkeye izinsiz girişi önlemek |
| prevention of crime |
suçun önlenmesi |
| prevention of disorder |
kargaşanın önlenmesi |
| prevention of spreading of infectious diseases |
yayılmasının önlenmesi |
| preventive detention |
önleyici tutukluluk |
| prima facie |
prima facie |
| prisoner |
mahpus |
| private life |
özel hayat |
| procedural defect |
usuli eksiklik |
| procedural guarantees of review |
temyizin usuli güvenceleri |
| procedure prescribed by law |
kanunca öngörülmüş usul |
| prohibition of |
(…) yasağı |
| prohibition of abuse of rights |
hakların kötüye kullanılması yasağı |
| prompt and detailed information |
hızlı ve ayrıntılı bilgi |
| prompt judicial control |
hızlı yargısal kontrol |
| prompt trial |
hızlı yargılama |
| promptly |
hızlı bir şekilde |
| promptly informed |
yeterince hızlı tebellüğ etmiş / bilgilendirilmiş |
| proof beyond reasonable doubt |
makul şüphenin ötesinde kanıt |
| property |
mülkiyet |
| proportionality |
ölçülülük |
| proportionate to the legitimate aim pursued |
hedeflenen meşru amaçla orantılı |
| protection of health |
sağlığın korunması |
| protection of juveniles |
çocukların korunması |
| protection of morals |
ahlakın korunması |
| protection of private life of the parties |
tarafların özel hayatının korunması |
| protection of property |
mülkiyetin korunması |
| protection of public order |
kamu düzeninin korunması |
| protection of the rights and freedoms of others |
üçüncü kişilerin hak ve özgürlüklerinin korunması |
| protection of the reputation of others |
üçüncü kişilerin şöhretinin korunması |
| protection of the rights |
hakların korunması |
| proved guilty according to law |
kanuna göre ispatlanmış suçluluk |
| provided by law |
kanunda öngörülmüş |
| provisional measure |
geçici önlem |
| psychiatric evidence |
psikiyatrik delil |
| public |
aleni, açık |
| public authority |
resmi makam |
| public emergency |
toplumsal bir aciliyet durumu |
| public hearing |
kamuya açık duruşma |
| public interest |
kamusal çıkar |
| public judgment |
aleni yargılama |
| public opinion |
kamuoyu |
| public order |
kamu düzeni |
| public safety |
kamu güvenliği |
| public service |
kamu hizmeti |
| publicity |
aleniyet |
| pursue |
amaçlamak |